Silsüpüroğlu Mahir ve Karaca Bey

Cerit Silsüpür aşiretinden Hacı Hasan Bey'in oğlu Karaca, askerden firar edip amcası Hacı Ali Beyin oğlu Mahir ve diğer amcası Tahir Beyin oğlu Bekir ile eşkıyalığa başlamıştır. Kendisini takip eden müfrezelerden birini ayak bileğinden vurmuş, müfreze Kırşehir'e götürülürken kan kaybından ölmüştür.

45-50 atlısı olan Karaca'yı bir türlü ele geçiremeyen yetkililer, Çerkezlerden bazı kişileri Karaca'nın atlısına katarak yakalamak istemiş. Amcaoğlu Mahir'in ikazlarına, Çerkezler bize bir şey yapamaz deyip kulak asmayan korkusuz Karaca Bey, Mahir ile birlikte dürbünle etrafı kolaçan ettiği bir sırada, Kırşehir Karahıdır köyü yakınlarındaki Buzluk dağında bu Çerkezler tarafından arkadan vurularak öldürülmüş. Öldürülenler arasında, Güllühöyüklü Kel Nuri, Zabit ve Hasan adlı eşkıyalar da bulunuyordu. Kara Hıdır köyüne dükkandan yiyecek almaya giden amcasının oğlu Bekir kurtulmuş. Molla Osmanlar köyünden Gıcoğun Topal, çatışmada bacağından yaralanmıştır. Karaca'nın vurulduğunu gören atı, cenazelerin yanına kimseyi yaklaştırmadığı için yetkililer, atını vurduktan sonra cenazeleri Keskin'e getirmiş ancak ailelerine vermeyip, topluca bir derede toprağa vermiştir. Bir müddet sonra, Avanoğlu köyünden bir kişi, Karaca Bey'in yüzük ve köstekli saatini taşıdığı için, adı bu olaya karıştığı gerekçesiyle, Karaca'nın kardeşi Fakı Mehmet tarafından köyünden alınarak köy çıkışında vurularak öldürülmüştür. Karaca ve Mahir için yakılan ağıt:

Şu görünen kahpe Buzluğun dağı
Al kana boyanmış köyneğin ağı
Vurulmuş diyorlar Hamit'in beyi
Alınan vurdular ona yanarım

Sabahleyin kalktım yerler alaca
Satın al atımı verin ilaca
Biri Mahir idi biri Karaca
Alınan vurdular ona yanarım

Bir odası vardır boyraza karşı
Şen olur Karaca Beyin gezdiği çarşı
Nerde Karaca'nın Mahir'in naaşı
Alınan vurdular ona yanarım

Maşallah mıskasın boynuna takmış
Çifte mavzerini dalına asmış
Kırşehir Keskin seyrine çıkmış
Hamitli beyini vurdular ona yanarım

Sabahleyin kalktım yerler yaşımış
Dürbününü boğazında taşımış
Seni vuran Çerkez ne kalleşimiş
Alınan vurdular ona yanarım

Atlarını bizim ata kattılar
Tüfekleri çalılara astılar
Karaca'mı Mahir ile vurdular
Alınan vurdular ona yanarım

Sicim bıyık kara kaşın eğerek
Her indiği yerde kuzu yiyerek
Çerkezler vurmuşlar beyim diyerek
Alınan vurdular ona yanarım

Dünyada iltifat etmen Çerkeze
Gayet kalleş olur koyman merkeze
Gafil ölüm tesir etti herkese
Alınan vurdular ona yanarım

Teyzen döşşek döksün bibin de yorgan
Seni vuran Çerkezler de sizlere kurban
Daha evlenmedi Karaca'm ergen
Alınan vurdular ona yanarım

Kuzu bizim amma bize vermezler
Aradaki muzuları görmezler
Yiğitlerin kıymetini bilmezler
Alınan vurdular ona yanarım

Üç kağnıyı arka arkaya düzdüler
Karaca'mın tebdilini bozdular
Çukurları mezar diye kazdılar
Alınan vurdular ona yanarım

Çerkezler de pusu kurmuş başıma
Hiç acımaz kurşun atar peşime
Kadınlar ağlaşır vurur döşüne
Alınan vurdular ona yanarım

Mevlam kahreylesin Çerkez sürüsün
Hiç komasın şu alemde birisin
Elleri kırılsın kanı kurusun
Alınan vurdular ona yanarım

Söyleyin Silsüpür beyleri gelsin
Bulsun Çerkezleri ahımı alsın
Aşiret ağlasın yavrular yansın
Alınan vurdular ona yanarım

Kaynak: Gürbüz Gürbüztürk, Keskin, 1929 Doğ. İlkokul. Bülent Gürbüztürk, Keskin, 1966 Doğ. Lise; Murat Başer, Kırıkkale, Yeniyapan Köyü, 1930 Doğ. İlkokul; Öyküleriyle Kırşehir Türküleri, Destanları, Ağıtları - Baki Yaşa Altınok, Oba Yayıncılık, Mayıs - 2003, Ankara, s.254-255-256


Murat Başer - Keskin

"Zeynep Ceren Seçkal" tarafından gönderilmiştir ve
"2570" kez görüntülenmiştir