Ağzına Bakın Tavus Kuşudur

Bazı araştırmacılar Öksüz Ali'yi Öksüz Âşık, Öksüz ve Öksüz Ali mahlasıyla şiir söyleyen, Girid ve Tuna boylarında Osmanlı ordusunda bulunmuş bir şair olarak tanıtırlar.

Osmanlıca bir cönkte Öksüz Ali hakkında şu bilgiler vardır:

1800 yıllarında Orta Anadolu'da ağır kıtlık hüküm sürmektedir. Mucur'a bağlı köylerin birinde dünyaya gelen ve öksüz kalan Ali, Hacı Bektaş dergahına alınarak büyütülmüştür. Ali, zengin bir ağanın yeni yetme kızı Keziban'a aşıktır. Olay ağanın kulağına gider. Ağa, Öksüz Ali'ye; "Bana on yıl hizmet edersen sana kızımı veririm" der. Ağaya on yıl hizmet eden ve sonunda sevdiği Keziban ile evlenen Öksüz Ali, Keziban için şu türküyü söylemiştir. Ünlü müzisyen Ruhi Su, bu türkünün bazı dörtlüklerini plağa okumuştur:

Ağzına da bakın tavus kuşudur
Şahin gerek pençe vursun yederek
Kınalı keklik cana kasdeder
Şu sallanıp gelen güzel civelek

Yaylanın bekçisi Mecnun ben oldum
Gark oldu gemim ummana daldım
Söylen sevdiğime işte ben geldim
Ağlamasın kına yaksın gülerek

Usuldür boyu da adı Keziban
Aşkıyla tutuştum yandım el aman
Gülüşüne değmez şu koca cihan
Öğmüşte yaratmış Mevlam bilerek

Öksüz Ali'im hata yoktur sözümde
Çifte benler sıçraşıyor yüzünde
Kırşehir ilinde Mucur özünde
Aklım alan bir gözleri gövelek

***

Ne bakıyon kaşı keman
Gönül senden ayrılır mı
Bu güzellik sende iken
Gönül senden ayrılır mı

Güzelin tatlıdır dili
Bahçede açılır gülü
Seherde öter bülbülü
Gönül senden ayrılır mı

Hep güzeller yasa gelse
Aşıklar halimden bilse
Cümle alem güzel olsa
Gönül senden ayrılır mı

Hep güzeller hane hane
Bulamam sana bahane
Padişah olsam cihane
Gönül senden ayrılır mı

Öksüz Ali'im der halimce
Gözleri okur vel-fecr'e
Ya sen ya ben ölmeyince
Gönül senden ayrılır mı

Hacı Bektaş dergahında yetişen Öksüz Ali, bu dergaha ve Hacı Bektaş Veli'ye gönülden bağlıdır. Aşağıdaki şiiri bunu kanıtlamaktadır:

Selamet ararsan sabreyle otur
Ehli irfan içinde kulda neler var
Bize üstadlardan nasihat budur
Dahi gerçeklerde dilde neler var

Hak Muhammed Ali geldi bu hana
Onlara buldular bin bir bahana
Aç gözünü nazar eyle cihana
Hakikat deryası gölde neler var

Binde bir kalmadı bir sadık yaran
Üstada hizmet et marifet öğren
Aşık çok sadık az dertli hezaran
Arı da iniler balda neler var

Hezar yalancıysa sevme nigarı
Heman didar etmiş cihanın varı
Ebedi cennete girmez mürai
Doğru gel katara yolda neler var

Bunca sarraf vardır her taşa mihenk
Hak deme ile bulunmuyor Hak
Kimi lokma aşıkı kimisi ahenk
Buna alem derler elde neler var

Öksüz Ali'im Hacı Bektaş pirimdir
Hem dinim imanım külli varımdır
Ol Allah'ü alem Gani Kerim'dir
A ile okudum Dal'da neler var

Kaynak: Nihat Sami Banarlı, Türk Edebiyatı Tarihi, M.E.B. Yay. İst. 1971, s. 707. NS. Banarlı, Öksüz Ali, Halk Bilgisi Haberleri, İst. 1936, Sayı: 53. M. Fuad Köprülü, XVI. Asır Sonunda Türk Sazşairleri, s. 60-69; Elyazma Cönk, nr. 38; Ruhi Su, Ankara'nın Taşına Bak, İmece Müzik, Kaset No 22; Pehlivanlı Oymağı, Cönk, nr. 5; a.g.e. Cönk, 18/7; Öyküleriyle Kırşehir Türküleri, Destanları, Ağıtları - Baki Yaşa Altınok, Oba Yayıncılık, Mayıs - 2003, Ankara, s.102-103-104


Aşık Öksüz Ali - Kırşehir

"Zeynep Ceren Seçkal" tarafından gönderilmiştir ve
"14464" kez görüntülenmiştir