Aşıg Receb (Azerbaycan - Bilinmiyor)

18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın başlarında yaşadığı tahmin edilmektedir. Doğum ve ölüm tarihi belli değildir. Üstad âşıkların anlattığına göre, Samur kazasının Ehrak köyünde yaşamıştır. Derbend taraflarında Hak âşığı, Kor âşık adı ile şöhret kazanmıştır. Ne yazık ki, Aşık Receb'in de şiirlerinin çoğu zamanında derlenip toplanamadığı için kaybolmuştur. Elimizde geraylı, koşma ve divani şekillerinde söylemiş olduğu şiirleri vardır.

Klasik şiirimizle halk şiirimizde mühim bir yer tutan bazı kuşlar vardır. Bunlann başında bülbül gelir. O daima güle âşıktır. Gül için canını bile vermekten çekinmez.

Bahmamışam yarasına,
Ezel derdin çarasına,
Gızılgülün arasına,
Ganadını salan bülbül.

O, şiirlerinde edebî sanatlardan ustalıkla istifade etmiştir. Bunun en güzel örneğini «keklik» redifli koşmasında bulabiliriz.

Yeri keklik senin sinen aladı,
Görenlerin gözü sende galadı,
Ayagların dağda biten laladı,
Yerisin gördüm, get ağa, keklik.

Diğer Azeri âşıklarında olduğu gibi onun şiirlerinde de kader, baht, yalnızlık ve tabiat en çok işlenen konular arasındadır.

Elif gametimi dal kimi büken,
Meni ağladıban ganlı yaş töken,
Üç şey vardı cananımla merc çeken,
Bir beyaz, bir kağız, bir de gar bele.

Divani şeklinde yazmış olduğu şiiri, onun klasik şiiri bildiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Kaynak: Telli Saz Ustadları, Bakü 1964, 71-74.